İçeriğe atla

Oturum aç

Benim için bu yolculuk, çocukluğumdan beri içimde büyüyen bir tutkudan doğdu: yeme ve içme sevgisi. Tatların, kokuların, renklerin ve mevsimlerin bana hissettirdikleri, hayatım boyunca mutfağa çekti beni. Koç Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldum; ama mutfağın çağrısı o kadar güçlüydü ki, aşçılık eğitimi almaya karar verdim ve sonunda kendimi Canella’nın kurucusu olarak buldum.

Canella benim için sadece bir iş değil; hayatla kurduğum en samimi bağlardan biri. Başından beri hedefim, insanların sadece karnını değil, ruhunu da doyuracak tatlar yaratmaktı. Doğallık, zarafet, emek ve lezzet her zaman önceliğim oldu. Her üründe en ince detaylara kadar titizlikle çalışmak bana hem huzur hem de ilham veriyor.

Kadınlarla çalışmaya özel önem veriyorum. Onlara istihdam sağlamak ve işin içine zarif dokunuşlarını katmalarını görmek benim için çok değerli. Canella’nın ruhunu, kadınların emeği ve titizliği şekillendiriyor.

En büyük hayalim, Canella’yı fiziksel bir dükkânla da insanlarla buluşturmak. Ama bu kez “olmuşken en iyisi olsun” diyerek sabırla doğru zamanı bekliyorum. Çünkü biliyorum ki lezzet sevgiyle pişerse kalıcı olur. Canella da tam olarak bu duygu ve özenle doğdu ve varlığını sürdürecek.

Back to top